Dolar/TL ve BIST İlişkisi: Veriler Ne Diyor?
Kur hareketlerinin BIST sektörlerine etkisini veriyle inceliyoruz. Kur yükselince ne olur, düşünce ne — ve herkesin yanlış anladığı nüans nerede?
"Dolar artınca borsa da artar" — bunu kaç kez duydum bilmiyorum. Forumda, sohbetlerde, hatta bazı analist yorumlarında. Bir dönem benim de inanmak istediğim basit bir kural gibi geliyordu; çünkü basit kurallar caziptir. Ama veriyle çalışmaya başlayınca bu ilişkinin o kadar da düz olmadığını gördüm. Hatta bazı dönemlerde tam tersi işliyordu.
Fiyat Korelasyonu ile Getiri Korelasyonu Arasındaki Fark
Bu konunun en çok atlanan teknik noktası şu: USD/TRY ile BIST100 arasındaki fiyat korelasyonu neredeyse 0,96 gibi çok yüksek bir değer gösteriyor. Yani her ikisi de yıllar içinde yukarı gitmiş. Bu tabloyu ilk gördüğümde "işte kanıt" diye düşündüm. Ama yanılıyordum.
Bu sadece iki serinin eş zamanlı yukarı trendinden ibaret; aynı yönde trende sahip iki değişken her zaman nedensellik ilişkisi içinde değildir. Her ikisi de TL'nin değer kaybını farklı şekillerde yansıtıyor — bu onları birbirinin nedeni yapmaz.
Günlük getiriler üzerinden hesaplandığında ise korelasyon -0,01 ile -0,10 arasına düşüyor — yani neredeyse sıfır, hatta hafif negatif. Peki bu ne anlama geliyor? Doların bugün yükselip yükselmemesiyle borsanın bugün artıp artmaması arasında tutarlı bir ilişki yok. Veri böyle söylüyor.
Bu nüansı görmeden "dolar-borsa ilişkisi" üzerine pozisyon almak tehlikeli.
Ama Sektör Bazında Gerçekten Fark Var
Genel endeks için söylediğim geçerli olsa da sektörler arasında çok anlamlı ayrışmalar var. Kur hareketi BIST'in tümünü aynı şekilde etkilemiyor. Bence asıl analiz buradan başlıyor.
Kurdan Kazanan Sektörler (TL değer kaybedince)
İhracat ağırlıklı şirketler: Tekstil, otomotiv tedariki, makine, kimyasallar. TL değer kaybettikçe dolar/euro cinsinden gelirleri TL'ye çevrildiğinde kârlılık otomatik artar. Ama bu sınırsız bir avantaj değil. Yüksek enflasyon dönemlerinde işçilik ve enerji maliyetleri TL'de şişer; kur avantajı sessiz sedasız eriyebilir. Bu gecikmeli aşınmayı görmek için birkaç çeyrek sabırla takip etmek gerekiyor.
Turizm: Türkiye'ye gelen yabancı turist sayısı ve harcaması döviz cinsinden; TL değer kaybı Türkiye'yi görece ucuzlatır, rakip destinasyonlara karşı avantaj yaratır. Ancak kurda aşırı oynaklık uzun vadeli seyahat planlamalarını güçleştirir. Turist rezervasyonu yaparken kur riskini hesaplamak istemiyor.
Dolar borcu olan ama döviz geliri güçlü şirketler: Bunlar kur artışından fayda sağlar çünkü dolar borçlarını erken kapatmak kolaylaşır, net döviz pozisyonu pozitife döner.
Kurdan Zarar Gören Sektörler
İthal girdiye bağımlı sanayi: Hammaddesini veya ara malını yurt dışından alan şirketler, dolar yükselince maliyet şokuyla karşılaşır. Beyaz eşya, elektronik, ilaç gibi sektörler bu kategoride. Fiyat artışlarını müşteriye yansıtmak da zaman alır; o aradaki marj sıkışması tehlikeli.
Net döviz borçlusu şirketler: Yabancı para borcu yüksek ama döviz geliri sınırlı olan şirketlerde kur artışı doğrudan bilanço zararına yansır — kur farkı giderleri operasyonel kârı eritir. Finansal tabloları incelerken bu kaleme dikkat etmek benim için artık reflex haline geldi.
GYO ve inşaat: Proje maliyetleri ithal hammadde (çelik, cam, ekipman) içerdiğinden kur artışı maliyet tarafını baskılar. Satışlar ise genellikle TL bazlı; bu da marjı sıkıştırır. Üst üste yükselen kur dönemlerinde inşaat maliyetleri bazen proje fizibilitesini tamamen altüst eder.
Bankacılık: Kur ile bankacılık endeksi arasındaki ilişki tarihsel veride negatif çıkıyor. TL değer kaybı genellikle faiz artışı beklentisiyle birlikte geliyor; bu da kısa vadede banka hisselerini baskılıyor.
2021 Kur Krizi: Aykırı Bir Örnek
2021 son çeyreğinde yaşanan TL krizi, sektörel mantığın nasıl tersine dönebileceğini gösteriyor. USD/TRY birkaç haftada dramatik biçimde yükseldi. Normal koşulda ihracatçılar kazanmalıydı — teorik olarak doğru. Ama belirsizlik o kadar yüksekti ki piyasada panik satışı bütün sektörleri etkisi altına aldı. Kimin ihracatçı, kimin değil olduğuna bakılmaksızın. Mantıklı pozisyonlanma panik altında mümkün değildi ve bunu o an yaşayan herkes bilir.
Bu, kur analizinin volatilite boyutunu da hesaba katması gerektiğini gösteriyor. Kurun yönü kadar, ne kadar hızlı hareket ettiği de belirleyici. Hızlı kur hareketi mantıksal modelleri geçici olarak devre dışı bırakır.
Reel Kur: Gözden Kaçırdığımız Boyut
Nominal kur yükseldi diye ihracatçı mutlaka kazandı diyemeyiz. Reel efektif kur (REER) daha doğru bir gösterge. Eğer yurt içi enflasyon dış enflasyonun çok üzerindeyse, nominal kur yükselse de Türk malları uluslararası arenada pahalı kalmaya devam eder.
2023-2024 döneminde yaşanan TL değerlenmesi — nominal kurda görece istikrar + yüksek enflasyon kombinasyonu — ihracatçıları sıktı. Nitekim tekstil sektöründen ihracatçılar bu dönemde kur seviyesinin iş yapmayı fiilen zorlaştırdığını açıkça dile getirdi; İtalyan rakipler bazı ürünlerde daha ucuza teklif verebilir hale gelmişti. Rakamlar değil, sahadan gelen ses buydu.
Pratik Çıkarımlar
Kur-sektör ilişkisini portföy kararlarında şöyle değerlendiriyorum. Bunlar yıllarca deneme-yanılmayla oturmuş bir süreç:
Önce şirketin döviz pozisyonunu anla: Net döviz borçlusu mu, net alacaklı mı? Gelirlerinin kaçta kaçı döviz cinsinden? Bu bilgi kamuya açık finansal tablolarda var. Görmezden gelinebilecek bir satır değil.
Ardından döngüye bak: Kur artışı enflasyonla mı geliyor, yoksa sıkı para politikasıyla TL değer mi kazanıyor? İki senaryo çok farklı dinamikler üretir. Aynı kur seviyesi, farklı dönemlerde çok farklı anlam taşıyabilir.
Son olarak volatilite boyutunu unutma: Hızlı kur hareketi dönemlerinde sektörel mantık geçici olarak devre dışı kalabilir; bu dönemlerde pozisyon büyüklüğünü küçültmek mantıklı. Haklı olmak ile zamanında haklı olmak arasında büyük fark var.
Sonuç
- "Dolar arttı, borsa artar" öncülü teknik olarak yanlış; getiri bazında korelasyon neredeyse sıfır. Bu popüler inanç çok pahalıya patlamış olabilir.
- Anlamlı etki sektör bazında ortaya çıkıyor: ihracatçı, turizm ve döviz geliri olan şirketler TL değer kaybından yararlanır; ithal girdici ve döviz borçluları zarar görür.
- Reel kur ve volatilite iki kritik ek boyut; sadece nominal kura bakmak eksik tablo verir.
- Bu analizin sınırı: Politika kararlarının ani değiştiği dönemlerde (TCMB müdahaleleri, sermaye kontrolü söylemleri) kur dinamiği normalin dışına çıkar; sektörel modeller geçici olarak çalışmaz. Modele değil, sahaya da bakmak gerekiyor.
Bu yazıdaki analizler genel bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi değildir.